“Yükseköğretimin kitleselleşmesi” fırsat eşitliği ve demokratikleşme sağlar mı?

Dünya genelinde yükseköğretime erişimin hızla artıyor olması (kitleselleşmesi) politika yapıcılar açısından genellikle fırsat eşitliğini artıran ve demokratikleşmeyi destekleyici bir gelişme olarak savunuluyor. Bu yöndeki görece katkısı muhakkak olmakla birlikte, yükseköğretime erişimin geçmişten kolay olması toplumsal tabakalaşmaya fırsat eşitliği, dikey hareketlilik ve demokratikleşme yönünde gerçek bir müdahale sayılabilir mi? Refah devleti döneminde kamusallık ilkesiyle herkes için yükseköğretim sağlamaya yönelik politikalara karşın (bakınız ClarkKerr ve Kaliforniya Master Plan), neoliberal dönemde müşteri (öğrenci) çekme rekabeti içerisindeki yükseköğretim sistemleri ve üniversitelerden oluşan piyasa koşullarında eşitlik ve demokratikleşme beklenebilir mi?

Simon Marginson “The worldwide trend to high participationhigher education: dynamics of social stratification in inclusive systems” makalesinde dünya genelinde artan yükseköğretime katılım oranlarını özellikle de kaliteli eğitime erişim bağlamında toplumsal tabakalaşma ile ilişkilendirerek tartışıyor. Kaliteli yükseköğretime kimler erişebiliyor? 

Peter Scott ise “Mass to Market Higher Education Systems: New Transition or False Dawn?” başlıklı konuşmasında  kitlesel yükseköğretimden piyasalaşan yükseköğretim sistemlerine geçişin sosyo-ekonomik arkaplanını tartışıyor.   

Yorum bırakın