Online Eğitim (MOOCs): Hayaller ve gerçekler!

MOOCs yükseköğretimde eğitim ve öğrenimi köklü bir şekilde dönüştürme potansiyeline sahip teknolojik bir devrim iddiası ile hayatımıza girdi. Hatta gelecekte üniversitelere alternatif olabilecekleri tartışılıyordu. Elit üniversitelerin en iyi hocaları tarafından verilen derslerin düşük ücretlerle ya da ücretsiz olarak tüm dünyada farklı yaş gruplarından insanların erişimine sunulması fikri çok cezbedici! Ancak gelinen noktada; derslerin artan oranda yarıda bırakılması, dil problemi, içerik sunumunun yetersizliği, disiplin eksikliği gibi … Okumaya devam et Online Eğitim (MOOCs): Hayaller ve gerçekler!

Yükseköğretimde uluslarasılaşma, eşitsizlik ve uluslararası siyaset!

Irina Shcheglova “Is internationalisation of HE at the mercy of politics?” başlıklı yazısında Soğuk Savaş sonrasında yükseköğretimin uluslararasılaşmasının basitçe bir öğrenci çekme yarışının ötesinde istikrar ve verimli işbirliği için itici bir etken olarak görülürken, Trump ve Brexit etkisi ile yavaşlayan uluslararası hareketliliği ve gerileyen küresel vatandaşlar yetiştirme fikrini tartışıyor. Giorgio Marinoni ve Hans de Wit ise “Is internationalisation creating inequality in higher education?” başlıklı yazıda International Association of Universities … Okumaya devam et Yükseköğretimde uluslarasılaşma, eşitsizlik ve uluslararası siyaset!

The Decline of the Scholar and the Decline of Academia

Antony P. Mueller mises.org daki kısa değerlendirmesinde “akademik bilge” ve “büyük eğiticiler” üniversitelerde giderek azalırken; yerlerini “uzmanlar”ın işgal ediyor olmasının üniversite geleneğine etkilerini tartışıyor. İlk ikisinin aksine “uzman”, kendi alanı dışındaki konularda öğrenciler kadar amatör olduğu için, bu sürecin ilk mağdurları öğrenciler oluyor. Bu süreçte, giriş derslerinin kendi bölümünün alt disiplinlerini ve farklı bilgi alanları ile ilişkilerini bilen “akademik bilge” ve “büyük eğiticiler” tarafından verilmesi … Okumaya devam et The Decline of the Scholar and the Decline of Academia

Aydınlanma için üniversite! Viyana Deklarasyonu

“Yükseköğretimin, Aydınlanmanın kazanımlarını yansıtan temel değerlerine güçlü inancımızı ifade ediyoruz. Akademik özgürlük ve araştırma ve eğitimin bütünlüğü, kurumsal özerklik, öğrenci ve akademisyenlerin yükseköğretim yönetimine anlamlı katılımı ve yükseköğretim için kamu sorumluluğu yükseköğretimin işlemesi ve gelişimi için kilit ögelerdir. ” Okumaya devam et Aydınlanma için üniversite! Viyana Deklarasyonu

Eril bilim dünyasında kadın akademisyen olmak

Duygu Altınoluk Fe dergisinde yayınlanan “Kadın Olmak mı, Akademisyen Olmak mı? : İşte Bütün Mesele Bu” başlıklı makalesinde Edebiyat Fakültesi’nin çeşitli bölümlerinden yedi kadın akademisyenle akademiye giriş, akademik kariyer, evlilik ve çocuk sahibi olma süreçleri üzerine yaptığı derinlemesine görüşmeler sonucunda görece demokratik olması beklenen akademide dahi eril tahakkümle karşılaşıldığını ortaya koyuyor. Sevgi Yıldız ise Yükseköğretim ve Bilim dergisinde yayınlanan “Türkiye’de Kadın Akademisyen Olmak” başlıklı makalesinde … Okumaya devam et Eril bilim dünyasında kadın akademisyen olmak

Üniversiteyi hayal etmek? (Barnett, Ronald)

Yükseköğretimin içerisinde bulunduğu koşulları haklı olarak oldukça uzun bir süredir (modern) Üniversite ideasının çöküşü olarak tartışılıyor. Neoliberalizm, postmodernite ve otoriterleşme ile ilişkilendirebileceğimiz bu kriz döneminde direniş mücadelelerine odaklanırken bir yandan da “girişimci üniversite” söyleminin ötesinde bir üniversite geleceğini hayal edebilir miyiz? Çalışmaları ile bir anlamda “yükseköğretimin toplumsal felsefesini” kuramsallaştıran Ronald Barnett, hayalgücümüzü ve yaratıcılığımızı merkeze alarak bir “idea” ve bir kurum olarak farklı üniversite tahayyüllerini … Okumaya devam et Üniversiteyi hayal etmek? (Barnett, Ronald)

Yükseköğretimde rekabet fetişizmi (Naidoo,R)

“Higher education is trapped in a competition fetish” başlıklı makalesinde Rajani Naidoo; “yükseköğretimde rekabet fetişizmini” antropoloji, politik ekonomi ve psikoanalizdeki anlamları üzerinden tartışıyor. Öğrenciler, akademisyenler, üniversiteler ve yükseköğretim sistemi için farklı anlamları olan bu fetişizmin bilimsel sermayeye(Bourdieu), yeni emperyalizmin jeo-politik mücadelelerine (Harvey), hükümet destekli rekabete ve statü edinmeye dayalı dört ayrı biçimini tanımlarken rekabet ritüellerini ve sonuçlarını inceliyor.  Ayrıca bakınız Naidoo, R. (2018). The competition fetish in … Okumaya devam et Yükseköğretimde rekabet fetişizmi (Naidoo,R)