13.12.2018 tarihinde 10 ülkenin (Almanya, Avusturya, Çekya, İsviçre, İtalya, Hırvatistan, Polonya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya) üniversite rektörlerini temsil eden örgütler bir araya gelerek Viyana Deklarasyonu’nu yayınladılar. Metinde artan eşitsizlikler, radikalizm, ırkçılık, ve gerçek-ötesilik karşısında üniversitelerin toplumsal rolü, Aydınlanma değerleri, akademik özgürlükler ve kurumsal özerklik vurgusu yapıldı. Türkçe tam metni aşağıda yer almaktadır.
Metinde değinilen, üniversite kurumunun temel ilkeler bildirisi olan Magna Charta Universitatum’un (1988) Türkçe versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz. Bu bildiri 88 ülkeden 889 üniversite tarafından imzalanmıştır. Türkiye’den metni imzalayan 35 üniversiteyi buradan görebilirsiniz.
Metnin orijinali: “Vienna Declaration: European rectors’ conferences make the case for academic freedom and university autonomy”
Metnin Türkçesi:
Aydınlanma için Üniversite
Bizler, rektörler ve Almanya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, İsviçre, İtalya, Hırvatistan, Polonya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya’nın “Rektörler Konferansları”nın temsilcileri olarak bugün Viyana’da üniversitelerin bugünün toplumlarında oynaması gereken rolü tartışmak üzere buluştuk.
Yükseköğretimin, Aydınlanmanın kazanımlarını yansıtan temel değerlerine güçlü inancımızı ifade ediyoruz. Akademik özgürlük ve araştırma ve eğitimin bütünlüğü, kurumsal özerklik, öğrenci ve akademisyenlerin yükseköğretim yönetimine anlamlı katılımı ve yükseköğretim için kamu sorumluluğu yükseköğretimin işlemesi ve gelişimi için kilit ögelerdir. Burada, Magna Charta Universitatum’un temel ilkelerinin -özellikle gelecek kuşakların fiziksel, psikolojik ve entelektüel gelişimlerini teşvik edecek bütüncül bir eğitim anlayışının- önemini yeniden onaylamak istiyoruz.
Yükseköğretimin bu temel değerlerini ilerletmeye kendimizi adadık ve Avrupa Yükseköğretim Alanı (EHEA) içerisinde ve ötesi ile ortak deneyimlerimize odaklanarak diyaloğumuzu güçlendireceğiz. Ayrıca, yükseköğretim kurumlarının topluma katkısını, kültürler arası anlayışı, adil erişimi, sivil katılımı ve etik eğitimi teşvik etmeyi ve toplumsal sorumluluğu genişletmeyi vurguluyoruz.
Hükümetlerimizi, bu temel rolün ve temel değerlerin gerçekleştirilmesi için uygun kaynak ve yasal çerçeveleri sağlayarak yükseköğretim kurumlarını desteklemeleri için teşvik ediyoruz. Ve de hükümetleri -sanat temelli araştırma ve sanatsal ortak-yaratım dahil olmak üzere- bağımsız araştırma ve kurumsal özerkliğin herhangi bir biçimde zayıflatılmasını önlemeye çağırıyoruz.
Aynı zamanda, Avrupa ve ötesinde kurumlarımızın ve toplumlarımızın demokratik karakterini tehdit eden yükselişteki hareketlere dair endişemizi ifade ediyoruz. Gerçek-ötesi açıklamalar, kamuoyunu ve siyasal tartışmaları şekillendirmekte momentum kazanıyor ve sosyal medya ile yeni bir boyuta ulaştı. Toplumsal çözülme ve çatışma sürekli olarak demokratik ilkelere meydan okuyor. Artan eşitsizlikler, milliyetçilik, popülizm, ırkçılık, anti-Semitizm, hoşgörüsüzlük, kutuplaşma ve radikalleşme arka planı ile birlikte sözde-bilim ve sözde-gerçekler ve demokratik ve bilimsel kültüre diğer tehditler karşısında endişelerimiz artmaktadır.
Bizler, yükseköğretim kurumları ve toplum ve demokrasinin dayanakları olarak, bu gelişmeleri önlemek ve onlara karşı mücadele etmek için uğraşıyoruz. Tetikte olmaya devam edeceğiz ve hükümetlerimizi insan hakları ve temel özgürlüklerin korunmasına dayalı bir Avrupa’ya güçlü bir bağlılık ile bu kazanımları güvence altına alacak ulusal politika araçlarını sağlamaya çağırıyoruz.
çeviri: mete kurtoğlu